|
Gazze Cephesi'nde topçu eri, ileri gözetleyi-ciydim. Bölüğümüzde 8 top, her topun başında da 8 kişi vardık. 7,5'luktu toplarımız. 27. Fırka, 1. Tabur, 1. Bölükteydim. Hepsi hepsi 5-6 sene askerlik yaptım. Bunun 3 seneye yakını Gazze Cephesi'nde geçti. 18 ay esir kaldım. Port-Sait'deydim. Mısır'da, iyi baktı bize kafir. Hurma reçeli, hurma kurusu verirlerdi bize, yiyecek olarak tel örgülerde İngilizler.Ben, 83 yaşındayım. 1314 (1898) doğumluyum. Önce Çanakkale'nin Kumkale'sinde askerdim. 3 sene Kumkale'de kaldım. Sonra bizi Çanakkale'den gemiye bindirip, Arabistan'a götürdüler. 6 ay harp yaptık. Sonra esir olduk. Bizim fırkada bir bölük Alman askeri vardı. Onlar ak ekmek yerlerdi. Biz ot yerdik. Kaynatıyorduk bir karavana ot, gelincik gibi bir ot, kaynatıyorduk, atıyorduk içine biraz tuz. Hadi bakalım ye. Yahni gibi birşey. İngiliz bizden için, bunların hepsi Alman dermiş. Halbuki içimizde bir bölük Alman vardı. Gazze Cephesi'nde harbe başladık. Bir akşam 25-30 Arap gencini askere alıp bizim bölüğe vermişlerdi. Sabahleyin baktık, hepsi kaçmış.Araplar sevmezlerdi bizim askeri. Arap köylerinden, kasabalarından geçerken “Nasra-ni, Nasrani” diye bağırırlardı. “Gavur” demekmiş. Koca Cemal Paşa; Şerif'in oğlunu astırmış da Arap ondan sevmemizmiş bizi. İngiliz'e hizmet ediyorlardı hepsi. Gazze Cephesi'nde harbe başladık. İngiliz fazla geldi. Biz dürbünle görüyorduk. Çok makinası, topu, tüfeği, cephanesi vardı. Biz Çanakkale'den ne mermi, ne cephane götür-dükse, onları attık İngiliz'e. Arkadan mermi cephane gelmedi. Bozulduk. Esir olduk. Seneyi geçti üzerimizdeki elbiseleri değiştirmedik. Bit akıyordu bozuk para gibi. Esir olduk da sırtımız fanila gömlek gördü. İngiliz herşey verdi. Gazze Cephesi'nde başımızda bulunan kumandanlarımızı da söyleyeceğim. Alay Kumandanımız Veli Bey, Tabur Kumandanımız Suphi Bey, binbaşıydı. Bölük Kumandanımız Mülazım Ali Efendiydi. Atatürk Kum Köy'de gruba giderdi. Grup Kumandanı vardı orada. Paşa vardı. Beyaz atıyla giderken çok gördüm. Ben o zamanlar 15-16 yaşlarındaydım. Kum köyden Çam Tekke'deki binasına giderdi. Çam Tekke'de Atatürk'ün yeri vardı. Bir kaç defa da arabasının üzerinde gördüm. Kundaklı otomatik bir tabancası vardı. Başıboş köpeklere ateş ederdi, önüne çıktıklarında. Köpekler artık yılmışlardı herhalde ki onun arabasının sesini duyduklarında ortadan kayboluverirlerdi. Bizim köyün içinden geçerdi. Bazı arabayla, bazı atıyla giderken gördüm.Madalyam filan yok. Maaş almıyorum. Yaşlılık maaşı da almıyorum. Oğlum bakıyor bana. Ekmek veriyor. Para veriyor. Ne gideyim hükümetten isteyeyim dilenci gibi. 200 dönüme yakın toprağım var.Ben askerden sonra evlendim. Nine 6 sene oluyor öleli. İkisi kız biri oğlan, üç çocuğum var. Torunlarımdan da evlenenler oldu. Onların da çocuklarını gördüm. Çok şükür sağlamım, kendimi gezdiriyorum. Bir daha evlenmeye niyetim yok. Nasıl evleneceksin top, tüfek yok ki...
 |